II. DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE TÜRKİYE VE DÜNYA
Temel Kavramlar
- Mihver Devletleri: II. Dünya Savaşı'nda Almanya, İtalya ve Japonya'nın oluşturduğu blok
- Müttefik Devletler: II. Dünya Savaşı'nda İngiltere, Fransa, ABD ve Sovyetler Birliği'nin oluşturduğu blok
- Aktif Tarafsızlık: Türkiye'nin II. Dünya Savaşı'nda izlediği, savaşa girmeyip diplomatik ilişkilerini sürdürdüğü politika
- Yalta Konferansı: 1945'te Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında yapılan, savaş sonrası dünyayı şekillendiren konferans
- Potsdam Konferansı: 1945'te Truman, Churchill/Attlee ve Stalin arasında yapılan, savaş sonrası Avrupa'yı şekillendiren konferans
- Soğuk Savaş: II. Dünya Savaşı sonrası ABD ve Sovyetler Birliği arasında başlayan ideolojik, ekonomik ve politik mücadele dönemi
II. Dünya Savaşı ve Dünyadaki Gelişmeler
1939 yılında Almanya'nın Polonya'yı işgaliyle başlayan II. Dünya Savaşı, insanlık tarihinin en yıkıcı savaşlarından biri olarak tarihe geçmiştir. Savaş, Mihver Devletleri (Almanya, İtalya, Japonya) ile Müttefik Devletleri (İngiltere, Fransa, SSCB, ABD) arasında gerçekleşmiştir.
Savaşın ilk yıllarında Almanya'nın Blitzkrieg (Yıldırım Savaşı) taktiğiyle Avrupa'nın büyük bölümünü işgal etmesi, savaşın seyrini belirlemiştir. 1941'de Japonya'nın Pearl Harbor baskını sonrasında ABD'nin savaşa girmesi ve Almanya'nın Sovyetler Birliği'ni işgal girişimi, savaşın dönüm noktaları olmuştur.
1942-1943 yıllarında Stalingrad Muharebesi ve El-Alamein Savaşı ile Müttefik güçler üstünlüğü ele geçirmiş, 1944'te Normandiya Çıkarması ile Batı Avrupa'da ilerlemeye başlamışlardır. 1945 yılında Almanya teslim olmuş, aynı yıl Japonya'ya atılan atom bombaları sonrası Japonya da teslim olarak savaş sona ermiştir.
Savaş sonrasında dünya düzeni yeniden şekillenmiş, Birleşmiş Milletler kurulmuş, Avrupa'da yeni sınırlar çizilmiş ve Soğuk Savaş dönemi başlamıştır. II. Dünya Savaşı'nda yaklaşık 70-85 milyon insan hayatını kaybetmiş, milyonlarca insan yerinden edilmiştir.
Türkiye'nin II. Dünya Savaşı'ndaki Durumu
Türkiye, I. Dünya Savaşı'ndan yeni çıkmış ve Kurtuluş Savaşı'nı vermiş bir ülke olarak, II. Dünya Savaşı'na girmemeyi tercih etmiştir. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü liderliğinde aktif tarafsızlık politikası izleyen Türkiye, savaşın yıkıcı etkilerinden korunmayı amaçlamıştır.
Türkiye'nin II. Dünya Savaşı'ndaki tarafsızlık politikası, "denge politikası" olarak da adlandırılır. Bu politika ile hem Mihver hem de Müttefik devletlerle ilişkiler belirli bir düzeyde tutulmuştur.
Savaş süresince Türkiye üzerinde büyük bir baskı oluşmuştur. Almanya ve İtalya'nın Balkanlardaki ilerleyişi, Türkiye'nin kuzey sınırlarını tehdit etmiştir. Müttefik devletler ise Türkiye'nin savaşa kendi yanlarında girmesi için diplomatik baskı uygulamışlardır.
Türkiye, 1939'da İngiltere ve Fransa ile bir ittifak anlaşması imzalamış, ancak bu anlaşmaya rağmen savaşa girmemiştir. 1941'de Almanya ile saldırmazlık paktı imzalanmış, 1943'ten itibaren Müttefiklerin savaşı kazanacağının anlaşılmasıyla politikada değişikliğe gidilmiştir.
Türkiye, 1944 yılında Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesmiş ve 1945 yılında sembolik olarak Mihver Devletleri'ne savaş ilan etmiştir. Bu hamle, savaş sonrası kurulacak yeni dünya düzeninde yer alabilmek ve Birleşmiş Milletler'in kurucu üyeleri arasında bulunabilmek için stratejik bir adım olmuştur.
Devamını okumak için üye ol!
Ücretsiz kayıt olarak tüm konu anlatımlarına eriş.