MİLLİ MÜCADELE
1. MİLLİ MÜCADELE'NİN KAPSAMLI AÇIKLAMASI
Milli Mücadele, Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) sonrasında Anadolu'nun işgaline karşı Türk milletinin verdiği bağımsızlık mücadelesidir. Bu mücadele, Osmanlı Devleti'nin fiilen sona erdiği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1919-1923 yılları arasındaki dönemi kapsar.
Milli Mücadele'nin Başlaması ve Hazırlık Dönemi
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi, İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehdit edecek bir durum olduğunda istedikleri yeri işgal etme hakkı tanıyordu. Bu maddeye dayanarak, İtilaf Devletleri Anadolu'yu işgale başladılar. İlk olarak İngilizler Musul'u, ardından İtilaf Devletleri İstanbul'u işgal etti. 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'i işgali, Türk halkının milli bilincinin uyanmasında dönüm noktası oldu.
Bu işgaller karşısında Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'da 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a çıktı. Buradaki amacı, Anadolu'da dağınık halde bulunan direniş güçlerini birleştirmek ve milli bir mücadele başlatmaktı. Mustafa Kemal, Amasya'da Ali Fuat Paşa, Rauf Orbay ve Refet Bele ile bir araya gelerek Amasya Genelgesi'ni yayınladı (22 Haziran 1919). Bu genelge, "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir" ifadesiyle başlıyor ve milli mücadelenin ilk bildirisi olarak kabul ediliyordu.
Mustafa Kemal daha sonra Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919) ve Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919) ile milli mücadelenin temel ilkelerini belirledi. Bu kongreler sonucunda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu ve Heyet-i Temsiliye oluşturuldu. Böylece milli mücadelenin merkezi otoritesi kurulmuş oldu.
TBMM'nin Açılması ve Kurtuluş Savaşı
İstanbul'un 16 Mart 1920'de resmen işgal edilmesi ve Meclis-i Mebusan'ın dağıtılması üzerine, Mustafa Kemal Ankara'da yeni bir meclisin toplanması çağrısında bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920'de Ankara'da açıldı ve Mustafa Kemal meclis başkanı seçildi. TBMM, hem yasama hem yürütme yetkilerini elinde bulunduran tam bağımsız bir güç olarak kuruldu.
TBMM'nin açılmasından sonra, milli mücadele daha sistemli bir hal aldı. İlk olarak Kuvâ-yi Milliye adı verilen düzensiz milis kuvvetleri, düzenli orduya dönüştürüldü. Bu süreçte İstiklal Mahkemeleri kurularak iç isyanlarla mücadele edildi.
Kurtuluş Savaşı'nın askeri aşaması, doğu cephesinde Ermenilere karşı kazanılan zaferle başladı. Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) ile doğu sınırı güvence altına alındı. Güney cephesinde ise Fransızlar ile mücadele edildi ve Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) imzalanarak güney sınırı belirlendi.
Batı cephesinde Yunan ordusuna karşı verilen mücadele, savaşın en kritik aşamasıydı. I. İnönü (10 Ocak 1921) ve II. İnönü (31 Mart 1921) Muharebelerinde Yunan ordusu durduruldu. Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos - 13 Eylül 1921) ile savunmadan taarruza geçildi. TBMM, bu zaferden sonra Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi.
Nihai zafer, Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922) ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanıldı. 30 Ağustos 1922'de Yunan ordusu kesin olarak yenilgiye uğratıldı ve 9 Eylül 1922'de İzmir'den denize döküldü.
Lozan Barış Antlaşması ve Milli Mücadele'nin Sonuçları
Askeri zaferin ardından, İtilaf Devletleri ile barış görüşmeleri başladı. Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922) ile savaş resmen sona erdi. Lozan Barış Konferansı (20 Kasım 1922 - 24 Temmuz 1923) sonucunda imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye'nin tam bağımsızlığı ve yeni sınırları uluslararası alanda tanındı.
Devamını okumak için üye ol!
Ücretsiz kayıt olarak tüm konu anlatımlarına eriş.